Matias Suarez & Anderlecht

Belçika futbolu ve ligi bizim topraklarda pek kaale alınmasa da bütçesine göre çok iyi oyuncular barındıran, İngiltere, Fransa ve Almanya'ya oyuncu ihraç eden çok değerli bir kültüre sahip. Sahaları buradakiler kadar büyük değil belki ama zeminleri iyi, belli bir standardı var ve her şeyden önemlisi futbolun temel prensiplerine uygun hareket ediyorlar ve uygun bütçelerle başarılı olabilmek için isme değil, yeteneğe yatırım yapmaktan çekinmiyorlar. Bu ekolün en güçlü temsilcisi ise ismine epey aşina olduğumuz Anderlecht.

Geçmiş nesilleri başarılarıyla etkilemiş bir kulüp olan Anderlecht, kaderin de bir cilvesiyle son 10 yılda Türk takımlarıyla sıklıkla eşleşti ve haşır neşir oldu. 2007/08 Fenerbahçe, 2009/10 Sivasspor ve bu sezon başında Bursaspor... Bu sene başında görüldü ki kadroları eskisinden daha güçlü ve Bursa'yı Bursa'da geriden gelip mağlup edecek kadar kuvvetliler. Bu seviye atlamış Anderlecht'i farklılaştıran birkaç isim var.

Elbette transfer döneminde Belçika çapında çok büyük bir transfer olan Jovanovic'i kadrolarına katmalarının yükselmelerinde payı büyük. Pek istediği gibi geçmeyen İngiltere deneyiminin ardından Belçika'ya dönüş yapan Sırp yıldızın yanı sıra bir oyuncunun daha performansı Bursa'yı elemelerinde pay sahibi oldu: Matias Suarez.





Anderlecht'e 20 yaşında Belgrano'dan gelen 88 doğumlu Suarez, takımda ilk sezon ara ara forma şansı buldu, daha çok kulübede oturuyordu. İlginçtir, şans bulduğu maçlardan birisi de sezon başında Sivasspor'u içeride beşledikleri maçtı ve Suarez de fişi çeken ikinci golünün asistini yapan oyuncuydu.

Arjantinli, düzenli oynadığı üçüncü sezonunda beklenen aşamayı kaydetti. Topla kat edebilen, hızı yerinde ve aynı zamanda ayaklarına oldukça hakim bir forvet görüntüsü çizdiği gibi aynı zamanda iyi de bir bitirici. Bencil değil, arkadaşlarına oyuna sokuyor ve pasları da gayet başarılı. Bursaspor karşısında ağları sarsmasa da hazırladığı pozisyonlarla büyük fark yaratan Suarez, dünkü Sturm Graz maçı da dahil olmak üzere Belçika ekibinin grup aşamasında oynadığı dört maçta da ağları buldu ve altı kez gol sevinci yaşadı. Şu anda Avrupa Ligi'nin en skorer oyuncusu konumunda. Ligde de 10 maçta 5 golü var ve kariyer rekorunu bu sezon kıracak gibi görünüyor.

Bursaspor maçından bu yana Anderlecht'i düzenli takip etmeye çalışıyorum. Klasik 4-2-3-1 oynuyorlar ve en uçta Suarez'i kullanıyorlar. Onun yaratıcılığı ve hareketliliği hücum planlarının temeli. Üçlünün solunda yer alan Jovanovic'in güvenilir ayakları ve tecrübesi takıma büyük katkı yaptı. Sağda oynayan Gillet'in golcülüğü ve formayı yeni yeni giymeye başlayan 92 doğumlu Canesin'le birlikte birbirini tamamlayan bir hücum dörtlüsüne sahipler. Arkalarında takımın kaptanı, Türk takımlarının uzatmalı sevgilisi Lucas Biglia'yı saymıyorum bile.

Anlaşılan o ki hem ligde, hem de Avrupa'da bu sezon sonunda daha başarılı bir Anderlecht göreceğiz ve bunda aslan payına sahip oyunculardan biri 23 yaşındaki Arjantinli forvetleri olacak. Bu form grafiği ona yeni kapılar açabilir. Belçika ekibi onun yerine yeni bir forvet bakmaya başlasa iyi eder. Biz futbolseverler ise onun ismini bu gidişle daha çok duymaya başlayacağız, haberiniz olsun.

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

3 yorum:

Anonymous dedi ki...

noldu pclion. 2 aydır hiç yazmıodun, 5 aydır da adam gibi yazmıyodun. blog açınca ipad uygulamsı yapınca mı aklına geldi burası. akşamaa da kassiert bert haberi yap uefa ceofficent puanlarını copy paste yaparak.

erdi dedi ki...

sivas ile eşleştikleri sene daha kendini belli ediyordu.falcao ya benzeyen saçlarıyla klasik bir 9numara derken bugün geldiği nokta futolcu yetiştirmek nedir nasıl yapılır diye kulüplerimize örnek olacak derecede ancak bugün bu yolda olan kaç türk kulübü var onlarda ne kadar uygulayabiliyorlar???not:sık yazılar yazmanız takipçiler için iyi haber,son zamanlardaki daha fazla yazılar paylaşmanızdan ötürü teşekkür ederim

pclion dedi ki...

Adsız, aslında hiç cevap vermeyecektim ama en güzel cevabı Erdi vermiş zaten. Komik olmayın. Başka iş yapıyorken bu işe niye ağırlık vereyim, biraz aklınızı çalıştırın. İşle ilgili bir şey yapsam yazılarımı arttırmaz, azaltırdım. O zaman müsait değildim, yazmıyordum, şimdi müsaitim ve yazıyorum. Bu kadar. Ben Bert Kassies'ten puanları alarak yazımı yazarım, sen de her seferinde gelir okursun. Aramızdaki fark bu...

Erdi, teşekkürler hocam. Zamanım oldukça, okul yoğunlaşmadıkça daha sık yazmaya çalışacağım.