Zenit 1-0 Shakhtar || Hep Beraber Merkeze

Şampiyonlar Ligi'nin en karışık gruplarından birisi G Grubu. Zaten birinci torbadan Porto'nun gelmesiyle sıkı bir Porto-Zenit-Shakhtar rekabeti bizleri bekliyordu ki bunun üzerine bir de Apoel'in muazzam performansı eklenince koğuş iyice karıştı. Bugünkü Zenit-Shakhtar mücadelesi de o yüzden ayrıca önemliydi ve kazanan ev sahibi Zenit oldu.


Eski Sovyet Ligi karşılaşmalarına andıran mücadelenin iki tarafı da son 10 yılda finansal güçlerini iyi kullanarak kendisini kabul ettiren, Avrupa'nın saygı duyulan ekipleri. Zenit 2007'de, Shakhtar 2009'da UEFA Kupası'nı müzesine götürdü, iki takım da tecrübeli ve kariyerli hocalarla çalışıyor: Spaletti ve Lucescu. Lakin tüm bu dengeli görüntüye karşın Zenit, rakibini özellikle ilk 45 dakikada adeta sahadan silen taraftı.

Lombaerts'in ön direk koşusu ve kafa vuruşu...
Karşılaşmanın kilidini çözen Zenit orta sahasının insan üstü performansıydı. Özellikle Denisov hem Shakhtar ataklarını kesen, hem de takımın ataklarını başlatan isim olarak izleyenleri kendine hayran bıraktı. Kendisine yakın oynayan Zyranov ve Shirokov ile ön alanda serbest oynayan, takımın yaratıcı oyuncusu Danny ile öylesine iyi pas yaptılar ki Lucescu takımı sahadan çekse iyiydi. Kesinlikle kendilerine has bir pas yapma stilleri var. Sert, dikine ve ayağa. Shakhtar gibi üst düzey bir takımın göbeğini hallaç pamuğu gibi attılar ki kaleci Rybka, 1-0 geride kapattıkları ilk yarının en iyi isimlerinden biriydi. Hatta öyle ki önce karşı karşıya bir pozisyonu kornere çeldi, o korneri de savuşturdu, ikinci kornerde savunma Lombaerts'i kaçırdı ve gol oldu. Takım arkadaşlarına sövse yeriydi. Ayrıca stoperde de sağlam duran Lombaerts'in başarılı ön direk koşusunun da altını çizelim.

Dar alanda oynanan bu tempolu oyuna Lucescu'nun öğrencilerinin vereceği bir cevap yok gibiydi. Top kendilerinde kaldıkları anda yedikleri presten dolayı etkili bir şekilde hücum geliştirme şansları da sıfıra yakındı. İlk yarıda sadece Alex Teixeira'nın cılız birkaç denemesi oldu, pozisyon ise hak getire. Burada Jadson'un eksikliği de önemliydi ki Brezilyalı kolonisinin üyelerinden Luiz Adriano ve Willian'ın da çok kötü bir maç çıkardığını söylemek gerek. Hele takımın en uçtaki elemanı Luiz Adriano ne suya dokundu, ne sabuna.

İkinci yarıda da hakimiyet Zenit'teydi fakat skor üstünlüğünün de etkisiyle kontratak alacak alanı Shakhtar'a bırakıp biraz daha topun arkasına geçtiler. Lucescu da ilginçtir, ilk yarıda ayakta kalabilen ender isimlerdne Alex Teixeira'yı alıp Douglas Costa'yı sahaya sürdü fakat topa hakim oldukları dönemlerde de pozisyon üretemediler. Topla oynama yüzdelerinin birbirine yaklaştığı 80'lerde ekrana gelen bilgi notu maçı özetliyordu. Şut denemeleri / Zenit: 19, Shakhtar: 5.

Zenit puanını 7 yaptı. Apoel'in de Porto'yu yenerek 8 puana yükseldiği ortamda bu üç puan altın değerindeydi fakat Shakhtar vasat oyunuyla son iki haftaya 2 puanla girerek Avrupa'da devam etme şansını riske soktu. Zenit'in bu iç saha performansıyla Rusya Ligi'nde lider olmasına şaşırmamak lazım, Doumbia-Love gibi bir ikili bile bu takımı yakalamaya yetmez. Bu iç sahada üst üste kazandıkları 9. Avrupa kupası maçı. Mücadeleyi statta seyreden devlet başkanı Dmitri Medvedev'i memnun ettikleri kesin...

Shakhtar Donetsk: Rybka; Shevchuk, Kucher, Rakitskiy, Srna; Mkhitaryan, Hübschman; Willian, Alex Teixeira (68 Douglas Costa), Eduardo; Luiz Adriano (Seleznov)

Zenit St. Petersburg: Malafeev; Criscito, Lombaerts, Hubocan, Anyukov; Denisov, Shirokov, Zyryanov; Danny (85 Lazovic), Faizulin, Bukharov (81 Semak)

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

1 yorum:

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

spaletti forever..