Ligin Kaderini Değiştiren Devre Arası Transferleri

Kervanını yolda düzen bir milletin sporda da işi baştan sıkı tutmayıp ikinci fırsatlara tutunması sürpriz değil, özellikle küme düşme hattındaki ekipler için belki de transfer yeni başlıyor! Futbola giren paranın katlandığı son yıllarda artan hamle şansı daha iyi oyuncuların devre arasında getirilmesini sağladı ve bu oyuncuların bazıları ligin kaderini değiştirdi. Play-off sisteminin de etkisiyle daha büyük önem kazanan ara transfer dönemi öncesi yakın tarihin en başarılı transferlerini birlikte listeleyelim, sizin fikirlerinizi de ayrıca yorum bölümüne alalım.

1- Marcio Nobre (Fenerbahçe): Yakın tarihin açık ara en etkili devre arası transfer Marcio Nobre... Fenerbahçe onu 500 bin avro bedelle Cruzerio'dan kiraladığında beklentileri takımı kurtarması değildi ama Nobre gelir gelmez ligin tozunu attı ve ertelemeli Rizespor maçı da dahil olmak üzere 18 maça çıkıp rakip filelere tam 12 gol attı. 70 güne sığdırdığı bu 12 gol Fenerbahçe tarihinin en dominant üç sezonunu müjdeledi, o ayrıldığından bu yana da gelen şöhretli forvetler bir türlü onun kadar verimli olamadı.

2- Fabian Ernst (Beşiktaş): Devre arası joker hakkını bir sezon önce Filip Holosko ile kullanıp aradığını bulamayan Beşiktaş, Mustafa Denizli'nin isteğiyle bir orta saha transferi yapmak için Almanya'ya gitti ve o dönem düşüşteki piyasasının üstünde bir bedel ödeyip 3 milyon avro bonservis ve yıllık 2 milyon avroluk sözleşmeyle Schalke 04'ten Fabian Ernst'i kadrosuna kattı. Fakat o hamle 2003'teki 100.yıl şampiyonluğunun ardından kazanılan tek şampiyonluğun da kapısını aralayacaktı. Ernst'in enerjisi, pozisyon bilgisi ve hücuma verdiği destekle belki de son yılların en iyi baskı takımını oluşturan Denizli, bir kez daha şampiyon bir takımın hocasıydı.

3- Emre Güngör (Galatasaray): 2008'in ocak ayında savunmanın vazgeçilmezi Rigobert Song'un Afrika Kupası'na gidecek olması sebebiyle kısa vadeli bir takviye düşünen Galatasaray, tam o sırada Ankaragücü ile sorunlar yaşayıp takımdan ayrılmak istediğini açıklayan 23 yaşındaki Emre Güngör için sarı-lacivertlilere oldukça cüzi bir teklif götürdü ve o teklif sezon sonu gelen şampiyonlukta büyük pay sahibi oldu. Sadece ve sadece 400 bin TL'ye alınan Emre, Servet Çetin'le o kadar iyi bir ikili oluşturdu ki kupadan dönen Song kulübede oturmak zorunda kaldı. Maliyet/performans oranında gelmiş geçmiş en iyi devre arası transferi Emre Güngör olabilir.

4- Burak Yılmaz (Trabzonspor): Bugünden bakıldığında şaka gibi gelse de sadece 2 yıl önce Gökhan Ünal'ın Fenerbahçe'ye transferi esnasında bozuk para misali Trabzon'un yolunu tutan Burak, doğru rolde değerlendirildi ve Türkiye'nin en iyi yerli oyuncusuna dönüştü. Değerlendirilen zaman dilimi geniş tutulursa Burak zirveye bile oynayabilir lakin geldiği sezon Trabzonspor'a kattıkları bu ölçüde değildi ve Şenol Güneş ligde sadece bir sonraki yıla damga vuracak ekibi hazırlamak için çalışıyordu. Burak için lige damga vuracak ortam hazır değildi. Yine de alınan Türkiye Kupası ve Kadıköy'deki 34.hafta karşılaşmasında eski takımı Fenerbahçe'ye attığı gol Trabzon açısından olmasa da ligin kaderine sağlam bir çomak da soktu.

5- Franck Ribery (Galatasaray): Bugün Avrupa futbolunun en iyi hücumcularından biri olduğunu herkese kabul ettirmiş olan Franck Ribery, Türk futbol tarihinin en başarılı devre arası transferi olabilir. Ne var ki gösterdiği performansla ağızları açık, kendisiyle aynı gün Türkiye'ye ayak basan Nicolas Anelka gibi bir adamı bile gölgede bırakan Ribery'nin Galatasaray kariyeri 80 puanla şampiyon olan Fenerbahçe'nin 4 puan arkasında kalınıp Devler Ligi bileti bile alınamayan o sezonla sınırlı kalacaktı. Kanepede sızmışken babamın gelip "Kalk Uğur, Ribery gitmiş" dediği günü bana hediye edenlere sevgilerimi hâlâ ara ara iletirim. Bir yandan da Galatasaray yönetimleri tarihinin özeti gibidir Franck Ribery...


Adı anılması gerekenler
Nicolas Anelka (Fenerbahçe):
Ali Lukunku (Galatasaray)
Adrian Ilie (Galatasaray)
Yusuf Şimşek (Beşiktaş)
Rüştü Reçber (Fenerbahçe)
Gökhan Emreciksin (Ankaragücü)
Antonio De Nigris (Ankaraspor)

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

7 yorum:

Dumanovsky dedi ki...

Bence adı anılması gerekenlere yazdığınız Yusuf Şimşek ; 2. sıraya koyduğunuz Fabian Ernst ' ten daha çok lig'in kaderini etkilemiştir.O yıl Beşiktaş' a lig ve kupa şampiyonluğuna gitmesine kritik maçlarda kritik gol ve aistleriyle bir "ikinci Bahar" katkısında bulunmuştu.Zira o sezon Eskişehirsporlu Doğa 'yı halı saha çalımlarıyla bel ve gövdesini ayırarak attığı nefis çalımlar tazeliğini korur.liste güzel olmuş Yusuf Şimşek eklenebilir. :)

pclion dedi ki...

Yusuf kesinlikle faydalı oldu, lafım yok da Ernst gelmeseydi o şampiyonluğun geleceğine inanmıyorum ben, katkısı daha fazladır takım kimliğine...

sembolist dedi ki...

uğur tarbzona gelen Mirosław Szymkowiak da devre arası mı gelmişti?

M.Cagdas dedi ki...

Ali Lukunku mu??

enes dedi ki...

Nobre bir forvet oyuncusundan daha çok savunma oyuncusu gibiydin teknik fakiri olan Nobre cezasahası içinde golü sezinliyordu bir de Alex faktörü olunca muhteşem bir harmanlama olmuştu.Beşiktaştakinin aksine MİY'da iyi başladı demek ki aşı her zaman tutmuyor..

Ali Lukunku'nun isminin anılması garip değil mi balon transfer değil miydi..

pclion dedi ki...

Ali Lukunku'nun çok formda geçirdiği 1.5-2 ayı vardı ki olaylı Adanaspor maçında da 2 golü sayılmamıştır. Galatasaray taraftarının neden bu kadar alay ettiğini hiç anlamadığım isimlerden, o sezonun ikinci yarısı 40 küsür puan toplanıp Beşiktaş'la 33.haftaya kadat kapışıldıysa Lukunku'nun da payı vardır.

Keza Nobte de ezber bir yaklaşım. Nobre devre arası gelip şampiyonluğa büyük katkı verdiğinde Alex yoktu, Alex bir sonraki yaz döneminde geldi.

QuaresmA dedi ki...

Ali Lukunku hakikaten de dalga geçildiği kadar kötü bi oyuncu değildi. Futbolda ismin güzel olacak biraz da, onun ismi çok düşük profilliydi :)