Galatasaray'ın Koalisyon Hükümeti

Skibbe için Kocaeli maçı neyse pazar akşamı oynanan Ankaragücü karşılaşmasının da Rijkaard için o olacağı gün gibi beliydi. Konuşulanlar da artık Hollandalı devrinin kapanmak üzere olduğunu gösteriyor lakin adı anılan isimlerin doğruluğu/yanlışlığı bir yana nisan ayında revizyona ihtiyaç duyan "Rijkaard projesinin" getirildiği hal hakikaten içler acısı. Bana göre Rijkaard'ın da bu fiyaskoda tuzu bulunsa da çorbayı yapanlar Galatasaray yönetiminin ve kadrosu olmuştur. Berbat bir sınav vermişlerdir. Bugüne kadar okuduğum en güzel Galatasaray benzetmesi Ali Sami Yen Sokak'taydı: "Galatasaray bir aile şirketi ve başa getirilen CEO'nun altını oyup eski usül çalışma dürtüsünü dizginleyemiyor." Durum aynen budur. Rijkaard'ı getirip transferi Adnan Sezgin'e veren, Neeskens'in her türlü talebine kulak tıkayan bu zihniyet varken "her şeye rağmen" bir şeyler başarma motivasyonunu kendinde bulamayan Rijkaard'ın burada durması anlamsızdır zaten. Galatasaray, yine çuvallamıştır. Altından kalkamayacağı bir yükün altına bilerek girmeye vizyon görünümlü çapsızlık denebilir ancak...

Bugün önerilen teknik heyet çözümlerinden birisi Hikmet Karaman'dı ki Beşiktaş-Manisa maçında Tabata atılmayıp Beşiktaş kazansa düşüneleceğinden şüphe duyduğum Karaman'ın gelişine söylenecek fazla bir şey yok. Karaman, iyi bir Süper Lig hocasıdır ama şu Galatasaray kadrosunu toparlayacak krediye sahip değildir. Arsene Wenger'le kanka olması dışında Galatasaray hocalığına talip olabilecek ne referansı var, ondan da şüpheliyim zaten. Manisaspor'la sözleşme yenilemiş. Hayırlı oldu!

Öte yandan an itibariyle ağırlık kazanan dedikodu Hagi'nin teknik direktör, Hakan Şükür'ün ise sportif direktör olarak göreve gelmesi. Açık söyleyeyim, Galatasaray'ın Lucescu sonrası gördüğü en iyi iki hocadan birisi olduğunu düşündüğüm Hagi, bence şu kriz döneminde takımı toparlama potansiyeli olan birkaç isimden biridir. Terim sonrası toparladığı takım, tek maçla 2005 şampiyonluğunu kaçırmıştır, temel oluşturduğu 2006 takımı da rekor kırarak şampiyonluğa ulaşmıştır. Berbat olmuş bu sezonda güvenenileceğim bir adamın gelmesi benim adıma güzel ama... Bu "ama"nın arkası ise fazlasıyla dolu ve Galatasaray'ın toparlanacağı ümidini temelden zedeleyecek o kadar çok şey mevcut ki... MFÖ'nün söylediği gibi. "Nasıl anlatsam, nereden başlasam..."


Adnan Polat yönetiminin verdiği kararların uzunu geçtim, orta vadeli bile olmadığını, günlük dinamiklerin etkisiyle alındığını ve bir tutarlılığının bulunmadığını artık biliyoruz. Skibbe'yi gönderip "pas değil, mücadele futbolu" diye Korkmaz'ı getirmek. Hepten çuvallayınca vizyonlu taklidi yapıp takımı Rijkaard'a teslim etmek. Bunun sözde kalacağını bilmek, fark etmek lazımdı ama hayali bile güzeldi. Kapıldık. Hayallerimizi Rijkaard'ın sırtına yükledik. Ancak umutmamız gereken bu yönetimin iktidarda kalabilmek için sportif başarıya muhtaç olduğu, gelmeyince de akla gelmeyecek her şeyi yapabileceğiydi. Neredeyse kanlı bıçaklı oldukları, her yorumunda, her yazısında yönetimi yerden yere vuran Hakan Şükür'e futbolu teslim etmek de bunun net bir örneğidir. İktidarda kalmak için muhalefete mavi boncuk dağıtmaktır ve Hagi'nin yanına Hakan'ı getirmek, Galatasaray'ı bir nevi koalisyon hükümetine teslim etmek demek...

Futbolcuya dayalı düzen artık çok popüler bir tabir ama şunu söylemem gerekiyor. Bence Galatasaray'ın sorunu artık "yerli oyuncuların iktidarı" değil, bunun da ötesinde yerli oyuncuların yetersizliği ve kalitesizliğidir. Galatasaray, artık jenerasyon olarak düşüşe geçmiş Türkiye Milli Takımı'na Arda dışında banko oyuncu veremiyor. Servet ve Hakan Balta zorunluluktan oynuyor, neredeyse komple yerli olan orta sahada milli takımla adı anılan isim dahi yok. Milan Baros'u yedekleyebilecek kapasitede adam yok. Kaleyi dolduracak oyuncu yok. Yok yok yok... Rijkaard'ın yapabilecekleri de bu yüzden kısıtlıydı. Gelecek hocanın da farklı olmayacak. Bu yerlilere sırtını dayamak isteyenin yüz üstü kalacağı artık gün gibi bir gerçek. Bülent Korkmaz'ın göremediği de buydu. Hakan Şükür'ün de bu hataya düşüp mevcut yerlilere güveneceğine ise adım gibi eminim. Galatasaray geleceğini Hakan Şükür'e teslim etti ve buna önümüzdeki aylarda, yıllarda fazlasıyla pişman olacağız diye düşünüyorum. Hagi doğru adamdır, Hakan Şükür benim gözlerimle gördüğüm en büyük efsanelerden olsa da mevcut kadronun sportif direktörü değildir.

Galatasaray'ın önünde bir Kadıköy derbisi daha var ve bu maçın ne kadar hasarla atlatılacağı kısa vadede müthiş önem taşıyor. Bir hafta içinde ne olacağını beraber görelim, kendimizce reçetemizi ondan sonra yazalım. Aslantepe öncesi ve sonrası Galatasaray'ı uzun uzun konuşacağız nasıl olsa...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

14 yorum:

Nihat ONUR dedi ki...

Ellerine sağlık PC ;
Şaban Hakan Şükürü GS ın başına getirmek GS'a verilebilecek en büyük kötülük olup önümüzdeki 5 yılında piç edilmesi ile eşdeğerdir.
Yönetimin aklı varsa.hiç olmazsa Adnan POLAT'ın iyi bir GS lı olarak GS klubüne yapacağı en büyük yardım giderayak şu 3 ünden birisi olmalıdır .
1-Takım içindeki yetersiz Futbolcuların hepsini Kadro dışı bırakmak Rijjkard la yola devam etmek ..
2-Acilen Fatih TERİMİN in takımın ve Futbolun başına tam yetki ile getirilmesi
3-Hakan Şükürsüz HAGİ nin Teknik direktör yapılması en az 1,5 yıllık kontrat...

Anıl dedi ki...

Hâlâ Fatih Terim diyenleri gördükçe kayış kopuyor bende. Biri bana Fatih Terim'in son 10 yılda ne yapmış olduğunu anlatabilir mi? İkinci Galatasaray serüvenindeki gibi takıma 30 tane oyuncu alıp, bir halt yiyemeden gitmesi için mi istiyorsunuz Fatih Terim'i... Fatih Terim'in 'yeniden' bu takımın başına gelmesi demek Galatasaray'ın ne kadar aciz ve çapsız bir kulüp olduğunu ortaya koyması demektir.

Bu konu haricinde Hakan Şükür'ün bir şekilde görev alması Kewell ve Baros olmak üzere yabancıların tamamının dışlanması, Ayhan ve Mustafa gibi isimlerin baş tacı edilmesi demektir. Lanet olsun şu kulübün içine düştüğü duruma...

Anonymous dedi ki...

Çok güzel bir yazı yanlız tamamına katılmıyorum. Yönetimin hataları bariz ortada fakat rijkaard'da zannedildiği gibi masum değil.

Kendisi kalkıp yönetime tepki gösterseydi ve çıban başı diye tabir edilen futbolcuları kadro dışı bırakıp, a2 takımını sahaya sürseydi, yönetime tepkisini bu şekilde koysaydı hepimiz arkasında olurduk. Ama yapmadı, çünkü Galatasaray umrunda değil. Tek amacı para kazanmak.

Şahsen Hakan Şükür ve Hagi gibi efsanelerin takımın başına geçmesi bu takımı bir nebze olsun kendine getirir diye düşünüyorum.

Bu takımdaki çıban başları varsa şayet patlatabilecek ikilidir Hagi ve Hakan.

Bu arada Hakan Şükür' Şaban diyen nankörleri de Allah'a havale ediyorum. Turgay Şeren'in bir sözü vardı hiç unutmuyorum;

Galatasaray tarftarı eski futbolcularına diğer klüpler gibi vefalı olmamıştır hiç bir zaman. Metin(Oktay)'i bile ölmeden evvel yerden yere vuranlar vardı.

BURAK dedi ki...

Hakan Şükür;
Kralımız, baş tacımız bir yandan da yönetimle ters düştükten sonra düşmanımız olan aile içinde kalması gereken şeyleri açıklayan adam. Şimdi de yönetimin sığındığı adam, bu hamlenin amacının türk futbolcuları biraz daha kıpırdatmak, harekete geçirmek için olabileceğini düşünüyorum ama olan yine bize olacak çünkü takımın abileri daha doğrusu ağalarının eli biraz daha güçlenecek 10 ayı kurtarmak için yine 5 sene heba olacak.

Şu durumda yapılabilecek 2 şey var bu futbolcuların rijkaardın istediği gibi oynayamayacağı çok aşikar, ya futbolculardan rijkaardın istemedikleri kadro dışı bırakılıp genç futbolcular ve elde bulunan diğer futbolcularla yola devam edilecek yada rijkaard gidecek ben rijkaardın ne olursa olsun bu senenin sonunda kadar takımda kalması onun yerine adnan sezginin gitmesi taraftarıyım.

İnşallah galatasaray için hayırlısı olur.

Aslantepe dedi ki...

Rijkaard'ın turuncu devriminin hiçbir altyapsının olmadığını ve bunun bir karşı devrime dönüşmekte olduğunu geçen yılın bu zamanlarında öngörmüş biri olarak gelinen noktayı Galatasaray'ın kıyamet senaryosu olarak görüyorum. Tıpkı Uğur gibi Hagi'nin bu takımla başarılı olamasa bile başedebileceğini düşünüyorum. Lakin bir arkadaş sohbetinde bu yönetimin bir kez daha popülist bir söylem içerisine girerek Ocak ayından sonra yeni stada taraftarı çekebilmek amacıyla UEFA Şampiyonu kadroyu kenar yönetiminde toplarsa şaşırma dememin üstüne bunun gerçekleşmesi hem de bunun Hakan Şükür'ün yapının temelini teşkil edecek şekilde gerçekleşmesi vahim bir durum. Açıkcası ben kenar yönetimine Hakan Ünsal,Suat Kaya ve türevi bir dizi oyuncunun da yerleştirileceğini düşünüyor ve Hakan Şükür-Hagi koalisyonun ölü doğmuş bir yapı olduğunu bununla Galatasaray'ın 6 ay dahi gitmeyeceği kanaatini taşıyorum. Bu oluşum stad projesi ile yeni gelir kaynaklarına ulaşarak geleceğini yapılandırabilecek olan Galatasaray'a karşı yapılmış bir karşı-devrimdir. Ancak ne yazık ki bunun bir numaralı müsebbibi yıllar önce X'den adam olmaz Y Galatasaray oyuncusu değil anlayışı ile Fenerbahçelileşen tribündeki Galatasaraylılar ile internet ortamında Rijkaard ile yönetimin her yaptığını sorgusuz sualsiz Galatasaray'ın geleceği için atılmış muazzam adımlar olarak yansıtan blog dünyasındaki Galatasaraylılardır. Bugün elimizde son 4 yılda 4 hoca değiştirmiş, altyapısı iflas etmiş, kadro derinliği olmayan, hatta doğru düzgün bir kadrosu dahi olmayan ve en önemlisi ilkesizliği ilke edinmiş bir camia kalmış durumda. Bugün Galatasaray taraftarı aslında sadece Rijkaard'ın gidişine tanıklık etmiyor. Galatasaray yeni bir dönemin eşiğinde.. Ve ne yazık ki taraftarlar sadece manipüle edilebilen seyircilerden ibaret. Oysa taraftar Rijkaard gönderilecekse yönetim sen niye hala burada duruyorsun diyebilmeli.. her türlü tepkisini ortaya koymalıydı. artık sadece yeni stadı olan bir takımdan ibaretiz gerisi değersiz içi boş yönetim,futbolcu,taraftar..

www.sonvagon.blogspot.com dedi ki...

Tüm kararlar FB maçından sonra verilecek sanırım...

Sacit Tekin dedi ki...

Frank Rijkaard'dan beklenen kadrodaki kazmaların ayıklanmasıydı. Servet i geçen sene kesmiştken oynatıyor zorunda olmak, Mustafa Sarp ın akıllara zarar oyununa rağmen ısrarla 11 de tutmak, Balta dan medet ummak...

Rijkaard dan dünden bugüne devrim beklemedim ama Volkan Yaman, Yaser gibi isimleri gönderdikten sonra artık kazmaları takımdan tamamen temizler diye düşündükten sonra hayal kırıklığına uğratmamasını umdum hep.

Rijkaard ne olursa olsun kadrodaki defoları ayıklamadığı için suçludur, hatalalıdır. Her ne kadar kalitesiz bir kadroya mahkum edilmişse bile yönetime rest çekecej cesareti ve kadrodaki kalitesiz isimleri ayıklama becerisini gösterememiştir.

Lider dediğin esnek olur, hep aynı kalıbın adamı olmaya çalıştın, değişmi beceremdin Frank.

Polat zaten bunu yapmaya alışık, senin sonun da aynı, kusura bakma :(

onur dedi ki...

Herkes yüklenince yerli kadroya "kazma, yetersiz, basiretsiz vs." diye merak ettim bende Servet'in yerine yerli hangi stoperler; Sabri'nin yerine yerli hangi sağ bekler; hakan'ın yerine yerli hangi sol bekler alınmalı kadroya ki mesela gelecek sene bizi şampiyonluğa taşısınlar? Ayrıca yıllardır taşlanan Aydın'ın yerine sol açık; Mustafa-Barış-Ayhan yerine 3-4 adet çift yönlü "total futbol" oynayacak orta saha da söylerseniz yerli futbolculardan ben de bundan sonra maçları o gözle takip edebilirim...

pclion dedi ki...

Total futbol gibi bir iddiamın olmadığını, yaklaşık bir buçuk yıldır bu blogda böyle bir şey yazılmadığını takipçiler biliyordur. Yerli rotasyonu hakkındaki fikirlerimi ise kısa sürede açacağım...

sunshine dedi ki...

Kazma diye nitelendirdiğiniz yerli futbolcular bizi son şampiyonluğa taşımadı mı? Hakan Şükür bence çok yararlı olacaktır galatasaray için.Sonunda Adnan Sezgin basiretsizinin yerinde futbolun içinden gelen birinin olması çok yerinde bir karardır.

Serhat dedi ki...

"Galatasaray geleceğini Hakan Şükür'e teslim etti."

Nereden biliyoruz ki teslim ettiğini ve bunun üzerine yoprum yapıyoruz?

minecamur dedi ki...

Manisa başkanının GS işine baksın hocamıza sarkmasın demesi,diyecek cesareti bulabilmesi,GalataSaray'ın nasıl Sıradanlaştığının göstergesidir...

Edaaa dedi ki...

Onca beceri ve başarısına rağmen Hakan Şükür'ü ekranda "GS yönetimi bana haksızlık yaptı" derken hatırlıyorum. Çok yanlış bulsam da Hagi, Prekazi dahil pek çok değerli futbolcu bu şekilde gönderildi ama hiçbiri içerden yıkmaya çalışmadı GS'ı. Hep bir karamsarlık, hep bir mutsuzluk; şikayetçi yerici tavırlar.. Direktör olarak gelse, Sezgin'den daha iyi olacağına inanmıyorum. Yönetmek, organize etmek, lafını dinletmek kolay iş değil, birikim gerektirir.
TD konusunda yönetim rengini belli etmiştir. Herşey renkli sayfalarda daha fazla yer almak içindir.

sunshine dedi ki...

Hakan Şükür futbolcuyken takımı yönetiyordu zaten şimdi mi yönetemeyecek.Son şampiyonlukta takımı kim koordine etti sanıyorsunuz?Adnan Sezgin mi?