Kayserispor 0-0 Galatasaray || Kaos Futbolu vs. Kontrol Futbolu


Süper Kupa maçının ilk yarısını Kayserispor ikinci yarısını Galatasaray domine etmişti ancak bugün bambaşka bir maç izledik Galatasaray ve Kayseri arasında. Oyuna iki taraf da kontrollü, az pozisyon vermek isteyen, rakibi tartan bir anlayışla başladı. Galatasaray kanatlardan Arda ve Aydın'la etkili olup Ümit Karan ve onun arkasına sarkan Harry Kewell'la sonuca gitmeyi planlıyordu. Kayserispor ise Mehmet Topuz'un sürüklediği ani pozisyonlar ve seri paslarla pozisyon bulmayı denedi.

İlk yarı boyunca iki takım da oyunun dengede gitmesinden memnun bir görüntü çizdi. Galatasaray topu bir türlü kaleye yollamayı beceremediği iki pozisyon yakalarken sadece yarının değil maçın en net pozisyonunu yakalayan ekip ise Kayserispordu, bu pozisyonda Morgan De Sanctis Galatasaray taraftarına bir "Taffarel kurtarışı" ile merhaba dedi. De Sanctis'e ayrıca değineceğim bir sonraki yazımda.

İkinci yarı ise ilk yarıdan çok farklı değildi, Galatasaray'ın atak girişimleri Kayseri defansında eridi, tehlikeli atakları savuşturmasını iyi becerdiler. Galatasaray ise baskıyı artırmak ve alışık olduğu kaotik oyunla rakibi boğmak yerine kontrolü kaybetmeden hücum yapmayı denedi, sonuç da beklendiği gibi 0-0 oldu.

Şimdi biraz Michael Skibbe'ye değinmek istiyorum. Mehmet Topal'ın ve Lincoln'ün formsuzluğu, Hasan'ın ve Nonda'nın sakatlığı gibi etkenler sebebiyle değişik bir ilk 11 ve taktik anlayışıyla çıkmasını normal karşılıyorum. Daha maçın başında yapmak zorunda kaldığı Barış-Topal değişikliği sebebiyle diğer değişiklik haklarını ketum kullanmasını da anlayabilirim ancak Galatasaray gibi bir takımın 0-0 giden bir maçta oyuna müdahele anlamında en ufak bir hamle yapmamasını anlayamıyorum. 73. dakikada etkisiz oynayan Ümit Karan'la Milan Baros'la değiştirmesi sadece bir değişiklikti, oyunu değiştirecek bir hamle değildi. En azından bir Ayhan-Lincoln, Ayhan-Yaser müdahelesini bekliyordum Michael Skibbe'den, beni feci halde yanılttı. Bundan sonraki deplasmanlarda da benzer bir strateji izleyip izlemeyeceğini ise göreceğiz.

Son olarak Aydın Yılmaz hakkında bir kaç kelam edelim. Bugünkü maçta çok mu etkiliydi yoksa etkisiz miydi çözemediğim bir oyun ortaya koydu Aydın. Maçın kilit pozisyonlarında hep başroldeydi ancak bir türlü sonuç getirecek hamleyi yapamadı, hele ikinci yarının sonlarına doğru ayağına gelen pası çabuk oynayayım derken harcadığı bir pozisyon vardı ki maçın 0-0 biteceğini tescilleyen andı o. Kötüydü diyemem ama Galatasaray kariyerinde yeni bir sayfa açma fırsatını kaçırdığını da söylemem lazım, hem takımdaki yerini sağlamlaştırma hem de özgüvenini arttırma adına çok daha iyi bir gece geçirebilirdi Aydın Yılmaz.

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

0 yorum: