Galatasaray 1-1 Sturm Graz

İlk yarısı Avusturya ekibinin ideal senaryosuna göre oynanan maçta devreye yenik girdi Galatasaray. İlk 10 dakika hemen hemen hiç atak girişimi olmadı Sturm Graz'ın, yavaş yavaş Galatasaray'ın ilk dalgalarını etkisiz hale getirdikçe planlı olarak hücum organizasyonlarını arttırmaya başladılar. Bu planlı gelişler henüz pozisyona dönüşmeden rahatsızlığımı dile getirmiştim yanımdakilere, malesef o an olabileceklerin en kötüsü oldu ve ilk yarının son saniyesinde yenilen golle geriye düştük. Son saniye golünün psikolojisi çok daha ağırdır, 40. dakikada bir gol olsa bu kadar etkili olmazdı takım üstünde.

Sturm Graz gerçekten takdir edilesi bir futbol koydu ortaya. Savunmada kaldıkları süre içinde çok iyi alan kapattılar ve Galatasaray'ı pas hatalarına zorladılar. 15. dakikada Keita'ya ve Arda'ya ters kanattan atılmış, isabetsiz 6-7 tane uzun top vardı, bunu şimdiye kadar hiçbir maç başlangıcında görmemiştim. Keita topları sahada tutacağım diye helak oldu. Keita bile kontrol edemediyse hakikaten kötü toptur o, onu bilir onu söylerim. Mehmet Topal tam anlamıyla bir hayal kırıklığıydı, pas trafiğini kuramamasından, topları kontrol edememesine. Euro 2008 sonrası serbest düşüşe geçti sakatlıkların da etkisiyle ama Frank Rijkaard dönemiyle beraber yükselişe geçeceğini düşünüyordum. Bu haliyle orta sahanın değişilmez oyuncusu olacağını düşünüyorsa bir an önce fikrini değiştirmesini öneririm.

Galatasaray'ın sezona beklenenin çok üstünde bir giriş yapmasında en büyük pay sahibi olağanüstü form grafiğiyle Arda Turan'dı ancak Bosna Hersek milli maçıyla başlayan düşüşü bir türlü durmadı Arda'nın, o günden beri ortalama üstü bir oyununu göremedik. Bugün ise zihinsel yorgunluğu zirve yapmış göründü, hemen her tercihi yanlıştı desek kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum. Özellikle bu maçta solda başlamasına rağmen çok içerde oynaması, hatta abartıp sağda top olmaya kalkınca Keita'nın zaten dar olan alanını iyice kısıtlaması doğru tercihler değillerdi. Bu ekstra denemeleri sol tarafta savunma zaafiyeti de ortaya çıkardı, Sturm Graz takımı çıkışlarda hep o bölgeyi kullandı. İkinci yarıda hücum anlamında toparlanan takımın aksayan halkası olmaya devam etti, bu formsuzluğun bir an önce önüne geçmek zorunda Arda Turan. Aynı Mehmet Topal gibi.

İkinci yarıya daha etkin başladı Galatasaray geriden gelip öne geçme zorunluluğunun da getirdiği baskıyla, takım rakip sahaya yerleşik bir oyun ortaya koyuyordu ancak ortada aksayan pas trafiği fazlasıyla dikkat çekiyordu. Az önce de belirttiğim gibi Galatasaray'a geldiği günden bu yana en kötü performanslardan birini ortaya koyan Mehmet Topal'ın yanındaki oyuncu da sakatlıktan henüz çıkmış Ayhan Akman olunca bu da kaçınılmaz oldu. Frank Rijkard yapılabilecek en doğru müdahelelerden biriyle Ayhan ve Topal'ı kenara alıp Elano ve Sarp ikilisiyle kurdu orta sahayı. Elano ortaya geçtiği andan itibaren Galatasaray iki vites yukarı çıktı hücum aksiyonlarında ve bunun meyvesi olarak bir gol ve birçok pozisyon kazandı Galatasaray. İkinci golün çıkmamasını ise ben şanssızlıktan başka bir kavramla açıklayamıyorum. Hele Baros'un direğe nişanladığı bir top var ki fizik kurallarına uygun bir şekilde sekse topu içeri ittirecek bir oyuncu da mevcuttu arka direkte. Bazı pozisyonların gol olmaması mucizedir, bu da öyle bir pozisyondu. Yazık oldu.Galibiyeti getirecek hücum aksiyonlarının yanı sıra defansif hatalar da vardı çokça. Rakibi ortadan Elano ve Baros'la delme şansı bulduk ama bizim savunmamızın da uyuduğu anlar olmadı değil. Leo Franco'nun birebirde çıkardığı bir top var, son bölümde uzak köşeye giden ve çok yakın mesafeden auta çıkan bir topları var. Onlar kaleyi bulsa bugün Galatasaray'ın ilk mağlubiyetini konuşuyor olabilirdik. Sakatlıktan formda dönemeyen bir diğer oyuncu da Servet Çetin, çok top sektirdi bugün. Birebir kalınca geçit vermiyor yine ama hava toplarında problem yaşaması hayra alamet değil. Rakip forvet beklediğimden çok daha etkindi bu alanda.

Bu beraberlik hesap dışı bir beraberlikti elbette, iç sahada 3 puan yazdığımız maçların başında geliyordu Sturm maçı. Panathinaikos'tan alınan galibiyet bu noktada fazlasıyla önemli işte, bu tip bir puan kaybını rahatlıkla tolere etme şansına sahibiz. İçerdeki Pana maçında bir mağlubiyet almadığımız sürece bu gruptan lider çıkamamamız büyük sürpriz olur. Bir sonraki maçımız yine Ali Sami Yen'de, Dinamo Bükreş'e karşı. O maçtan alınacak bir 3 puanla grup bölümünün ilk yarısını istediğimiz noktada bitiririz diye düşünüyorum. Kazansak iyi olurdu elbette ama hedefe darbe vuracak bir puan kaybı değildi, bunu söylemekte bir sakınca yok. Bükreş-Pana maçı berabere bitse bunu daha rahat söylerdik ama fazlaca farkeden bir durum yok. Birebir rakibimizle olan deplasman maçını atlattık ve rakipten bir puan öndeyiz. Yeterince iyi...

Bu Yazıyı Paylaş!

Bookmark and Share

25 yorum:

Ata İsmet Özçelik dedi ki...

Top sadece rakip değil bizim kaleye de girmek istemedi. Rakibin 5-6 pozisyona girdiği bir maçta gerekli performans gösterildi demek oldukça zor. Neyse yazı bitsin, tamamı üzerinden değerlendirme yaparız.

Anonymous dedi ki...

Arda çok kötüydü bana göre. Çok isteksiz oynuyor ve kilo fazlası var geçmiş senelere göre gözle görülür bir fark.

Anonymous dedi ki...

eger sabri sag bek ise, ben futboldan anlamıyorum. Ne kademesi var ne bindirmesi...eli belinde gezen dakika 75.den sonra dusen.. Bu adamı niye kimse görmez..golde geriye kosmaz...adamların en tehlikeli atagında yerinde olmaz..ne bicim bir adamdır biri bana açıklasın allah aşkına

bonaventure dedi ki...

bölük pörçük,yavaş yavaş, tıngır mıngır total futbol geliyor...

jairzinho dedi ki...

lincolnü aradık.elano lincolnün pabucu bile olamaz.lincoln şu maçta olsaydı maç en az 5 olurdu.total futbol marginal dir.ve barcaya hastır.çünkü barca nın oyuncuları total futbola uygun.bize manu futbolu lazım.manu futbolu içinde en az 10 futbolcun diri olacak.bir tane giggs var koşmayan fazla.galatasarayda 5 tane var.manu hızlı çıkıyor.aynı zamanda hızlı geri geliyor.anderson-carrick- ve diğerleri.hep diriler.keita en iyi transfer bu sene.bu maçta yine diri ve hızlıydı.eğer güçlü bir rakip olsaydı bu maçta galatasarayı darmadağın ederdi.Allahtan zayıf rakip.defansın zayıflığından faydalanamadılar.

Anonymous dedi ki...

Arda,mehmet topal ve kewell inanılmaz kötü servet de eski servet değil keşke marsilyaya gitseymişti bayramdan sonra ardadaki rezil performansta yıldıvımın etkisi var mı ya da takıldığı gece hayatının yorgunluğu maçlarda mı çıkıyor bilmiyorum ama arda bu oyunuyla bırakın barcelonayı sitesporda zor oynar havalara girmiş dünyayı ben yarattım sanıyor

maiask dedi ki...

Sanırım eski hastalığımız yeniden başlıyor...
maç göz göre göre giderken kimse kenardaki teknik adamı dinlemiyor...
ah sabri ah...
sakın çıkma ileriye sakın
dur orda dur!!!
başka birşey istemiyoruz senden

Anonymous dedi ki...

ayrıca hakem tam bir Türk düşmanıydı ofsayt olmadığı halde 100 de 100 gollük pozizyonumuzun kesilmesi buz gibi golümüzün verilmemesi inanılacak gibi değildi zaten o gol verilse biz bu maçı rahat alırdık erzik efendi uefada ne işe yarar bu adamdan tiksiniyorum bir de biz bunu alisamiyenin en güzel yerinde oturtuyoruz ben istanbulda olsam statta bu herife saldırırım

Spooky dedi ki...

Ben hala Galatasaray'ın iyi oynadığını düşünüyorum.

Tıkanıklıklar, yavaşlıklar, bölük pörçük kısımlar var oyunun genelinde...

Pozisyon verdik diyenler var ama 3-4 golle rakiplerimizi geçerken daha fazla pozisyon verdiğimiz oldu.

Arda'ya gelince, Arda'nın kilo fazlası olduğunu ben geçen sene iddia ediyordum ama bu kondisyoner ekibiyle geçen seneye göre aynı kiloda kalması, gerçek kilosunun bu olduğunu düşündürtüyor bana. Sonuçta kıyasladığımız hali 18-19 yaşındaki hali. Neyse çok mühim de değil...

Sabri de kötü değildi.

Sade dedi ki...

Oynanmaya çalışılan futbol ümit verici ama bazı futbolcuların bu futbola adaptasyonları pek iyi değil! Eski alışkanlıklar zor bırakılıyor ve üstüne de formsuzluk eklenince sonuç hem kendilerini hem takım oyununu baltalama!

M.Topal, ellerine kadar gelen bu fırsatları tepmeye devam ediyor. Ne defansif olarak, ne de ofansif olarak iyiydi. Kaptırdığı toplardan biri gol olurken digerleride neredeyse olacaktı.

Arda'nın liderlik, kaptanlık, 10 numara, sol kanat vb. sorumluluklardan dolayı kafası karışık sanırım. Hangisini yapacağını bilemedi.

S.Çetin Fenerbahçe'deki halinden bir kesit sundu, sunacaktı.

Elano, fiziksel olarak 60 dk. oynayacak kapasite değil. 60 bile çok ya! Birde, Rijkaard'ın onu orta sahanın ortasına koymasına sürmesine şaşırdım. Yer arıyor resmen adama ve sistem falan hikayeye dönüyor!

Anonymous dedi ki...

Genel olarak sahanın en iyisi tartışmasız Sabridir.Adam 50 dk müthiş oynadı var mı başka 50 dk iyi oynayan

Hani Kewella laf ediliyor mu napıyo Kewell niye ona laf yok.Sabri Kewellın 10 katını oynamıştır dün

amanteramco dedi ki...

Şu maçlarda bile barışa,uğura,alparslana şans verilmemesini anlayamıyorum.Resmen bu oyuncuları sildik attık.Uğur bu sene sol bekte sağ bekten daha fazla oynadı.Tamam barış kötüdür belki ama kornerlerde yada ceza sahasına ortalarda kafa vuruşlarıyla her zaman tehlike yaratır.
Rotasyon dediğimiz şey illaki tüm takımı değiştirmekmidir.Formsuz oyuncuları dinlendirmek gerekmezmi.Bi mehmet topala kaç maçtır sabrediliyor.
Neyse yeni t. direktörümüzün en sevemediğim özelliği bu olsa gerek tuttuğu oyuncuya dokundurmuyor ama sildiğinede kadroda zor yer veriyor.
Son olarakta kimse bana galatasaray sağlık ekibinin iyi olduğunu söylemesin.

Atilla Çelik dedi ki...

Şahsen karalar bağlamamıza gerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü sistemi oturtmanın sıkıntılarını yaşıyoruz. Bazı oyuncularımız ısralar eski futbol anlayışlarından vazgeçemiyorlar. Daha basit bir işi yapmak varken daha zorunu tercih ediyorlar. Sıkıntılar var, ama güzel görüntüler de var. Rijkaard'ın dediği gibi bir sistem yaratırken şu anki görüntü ne tamamen siyahtır ne de beyaz.

Daha geniş düşüncelerim ise blogumda yer alıyor:

http://kayipzamaninpesinde.blogspot.com/2009/10/galatasaray-strum-graz-futbolun-basit.html

mrt309 dedi ki...

*Galatasaray defansı çok kötü. Sturm Graz ikinci yarıda goller bulabilirdi.

*Takımın ne olursa olsun şişirmeden, sabırla oyun kurması gayet olumlu.

*Herkes Arda ve Keita'nın ayağına bakıyor. Topu alıp gitmeye çalışıyor bu iki oyuncu. Bu çok olumsuz. Sanırım sebebi ortasaha ve bek oyuncularının seri paslaşmalara girememeleri.

*Galatasaray bu oyuncularla 25 yıl geçse Barcelona'nın oynadığına benzer futbolu oynayamaz. Oyuncuların çoğu durarak oynuyor. 2 bek, 2 ortasaha ve 1 stoper transferi lazım istenilen futbolu oynamak için. Ama o seviyeye gelmeden de Uefa'da başarılı olabilir, Türkiye'de şampiyon olabilir.

*Hakem gayet iyiydi. Galatasaraylı oyuncular boş boş itiraz etti bazı pozisyonlarda. Kulübede önemli bir teknik adamda olsa bu huy değişmiyormuş demekki. Hele bir pozisyonda "el var, penaltı" diye itiraz edeceklerine oyuna baksalar gol atabilirlerdi.

*Arda ve Mehmet Topal ciddi düşüşte. Keita süper. Elano'nun bi numarasını göremedik.

*Son olarak Aziz Yıldırım'a yıldıvım diyerek dalga geçmeye çalışan arkadaşlar tedaviye bugünden başlarlarsa 10 yıl içerisinde tekrar topluma kazandırılabilirler.

07GENÇLİK dedi ki...

ben sabriden alıp verilemeyeni anlayamıyorum tamam hataları var ama oldukça iyiydi dün ve eskişehir maçında.ayrıca hakemde berbattı.arda da sorun var kaçan goller inanılmaz elona dün iyi mücadele etti 60 dakıka m topal baya kötüydü baroş yorgun düştü ama pas oyunundan fazla ödün vermedik.dinamo macı zor gececek bence onlar daha iyi takımdır kesın.

Anonymous dedi ki...

maçı canlı izledim ve takımda topal dışında kötüydü denecek futbolcu yoktu.
belli sürede yapılan pas miktarımız çok düşük buda takımın bütün halinde hareket etmesini engelliyor.
son iki maçtır rakipler iyi defans oynayabilen takımlar ki onlara karşıda yeterli pozisyon bulundu.
elano ya yer aranıyor durumu gerçekten mevcut. doğru mevkinin 11 kişinin defansif sorumluluğunu bildiği bir takımda ortada oynayan 2 oyuncudan hücuma daha fazla katılan olacağını düşünüyorum.

not: sabri ye sallamaktan vazgeçmek gerek.

Anonymous dedi ki...

Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

pclion dedi ki...

Arkadaşlar, kişi ve kulüp isimlerini doğru yazalım lütfen, burası 6s, f5 yazılabilecek bir forum değil. Gözümden kaçanlar olursa da lütfen uyarın. Her türlü fikre açık bir blog burası ama üslubu düzgün olursa...

caveksk dedi ki...

bu kadar eleştiriyi biraz acımasızca ve erken buluyorum.ben rijkaard ın her türlü aksaklığı giderecek bilgi,birikim ve zekaya sahip olduğunu biliyorum ve takımımla gurur duyuyorum izlerken de accaayip keyif alıyorum.üstelik unutmayalım ki biz strum graz ı da d.bükreş i de deplasmanda yenecek güce ve kaliteye sahibiz.(bu yorum sadece burada fikrini söyleyen arkadaşlara yazılmıştır.)

Anonymous dedi ki...

bazı arkadaslar sabriye sallamaktan vazgeçin diyor.TV karşından izlemekle olmuyor bu işler... Bu adam canlı izlensin. Sagb bekin görevlerinden bir tanesi bu oyun sisteminde ileri çıkmak ve GERİİİİ KOŞMAKTIR..anlayan anlar,anlamak istemeyende birinci gölü nasıl yedik diye dusunur..

Anonymous dedi ki...

Degerli arkadaşlar yorumlarınızda haklısınız neden böyle oldu hiç üşündünüzmü ben biraz açıklayayım kardeşim basın bu takımı öyle lanse ettiki geçem seneki tuzaga üştüler sazanlar bu maçın sonucu eskişehir maçında beli oldu zaten yazık çok yazık futbola aç olan gençler ururken paraya şöhrete doymuş adamlarla bu kadar olur arda kendini ne zanediyorsa sagada artistik harhetler ya ayagın yere basın biraz bana göre sahanın en iylerinden birtanesi sabri . ne yapsın bu takım oyunu olugunu unutuyrlar nedense bu çocuk bu kaar eleştirilmemeli eger bir suçlu aranacaksa bütün takım ve adnan sezgin bence hala takımın üzerinde eli var hiç oynamayan sahada gezen adama hocalar nasıl tahamül eiyor anlaış degilim onlar bu işi iyi biliyorlar bize keni kendimizi yiyoruz ....

Anonymous dedi ki...

Ben bütün yorumları okudum kardeşim suç hepsinde sabri servet veya arda degil basın ve taraftarda suçlu birillerini bu kadar ilahlaştırırsan sonucu bu ayakları yere basmaz kendini kaf dagında zanneder malesef bu futbol anlayışı A2 takımındada var biraza ondan bahsedeyim yukara arkadaşın bahsetigi gibi takımda kim oynayacak kim oynamayacak bunu yukardan beliliyorlar kartal maçını seyretim alparsaln aşaya inmiş yazık o çocuga serkan ve serdar bu külübe yakışmayan oyunları var yani bunlarda gelecegin ardası olma yolunda hep artistik başka birşey yok serkan kurtuluş o kalıpla çocuk bale yapıyor sakatlanmamak için o mevkide oynayan başka adam yokmuda onu indirdiler. benim bildigim onur çetin var bu çocukların önü kapatılıyor bazı insanların egosu yüzünden kartal maçında anıl ve caner mutludu herhale ikiside birer adam eksilti öyle aldılal maçı kartalı kutlarım sakatlara cil şifalar ha unutmada kartal takımı 91 93 gurubu buda kapak olsun galatasayayda en iyisi murat sinan ve alparslanı emre aynı artistik hareketler onu çıkarı allahtan cem çocuk iyiyi cumhur iyiyi bu sefer fazla konuşmadı caner serdar keni kafalarına göre gezindiler eger bu adamlara hocalar tahamül edebiliyorsalar allah onlara peyganber sabrı vermiş demek yukaran inen arkadaşlar bu takımsize büyük geliyor haberiniz olsun ......

euphrates dedi ki...

Milli futbol takımının, liginin, lig de oynanan oyun kalitesinin durumu ortada olan bir ülkede futbolseverler oynanan futbola, sistemsizliğe itiraz ve isyan edemedikleri için şahıslara isyan edip tatmin olurlar.

Derwall, Feldkamp, Rijkaard diye gidecek Türkiye futbol tarihinde sistemciler, planlı çalışanlar.

Plan, sistem sabır ve zaman ister. Ama tüketici oburlara bu iki kavram da çook uzaktır.

Kimse merak etmesin bu ülkenin tek bir mecrasında plan program yokken bir tek yerinde olacak.

Rijkaard'dan bir sonrası Jose'dir Sir Alex'tir.

Sevgiler.

Umutation! dedi ki...

takımın 2-3 maçtır çok laubali olduğunu düşünüyorum. skor 0-0ken yapılan topuk pasları, 20 metrelik pas denemeleri, garip ver-kaçlar, fantaziye kaçan vuruş stilleri... son iki maçta canımızı en fazla yakan neden bu laubalilik.

Anonymous dedi ki...

maçı canlı izledim demek maçı stattan izlemek manasında kullanılmıştır. okumak-yazmak gerek.
neyse sabri yenen golden önce korner çizgisinden ortayı yapan adamdır. gidip 13 saniye sonra golu çıkarmak onun görevimidir efendiler?