Şampiyonlar Ligi üzerinden gidersek UEFA’nın galibiyet, beraberlik ve
ayakbastı primleri, grupların ardından da tur bonuslarında bir değişikliğe
gitmediği de aşikarken Galatasaray’ın beklenenin çok altında kalmasının tek
sebebi kalıyor, Market-Pool. Bilmeyenler için kısaca bu meşhur Market-Pool
nedir dersek ilgili ülkenin TV ve reklam gelirlerinin kulübe aktarıldığı havuz
diyebiliriz. Tek takımla katılım sağlandığında bu havuz tek başına o takımın
olurken, iki takım giderse şampiyona yüzde 55, ikinciye yüzde 45 gibi çeşitli
kombinasyonlarla bölüştürülüyor.
Peki başa dönersek 2011/12 sezonunda Trabzonspor’un tek başına aldığı
Market-Pool havuzu 12 milyon 850 bin Avro iken Galatasaray’ın bir sezon sonra,
üstelik çeyrek finale kadar yükselmişken aldığı havuzun 5 milyon 280 bin
Avro'ya kadar gerileyişinin arkasında ne var? Bu sorunun cevabı son 10 yılın
Türkiye Market-Pool havuzu grafiğinde ve geçtiğimiz sene yenilenen TV
anlaşmasında saklı…
UEFA’nın resmi internet sitesinde Nisan 2012’de yayınlanan Türkiye özelinde
Avrupa kupaları TV anlaşmasının 2012-2015 dönemi için Doğan Grubu, NTV ve Star
TV’yi kapsayan konsorsiyumla anlaşıldığı yönünde bir haber yayınlandı. Geçmişe
gittiğimizde yine aynı şekilde 2009-2012, 2006-2009, 2003-2006 gibi üçer yıllık
dönemlerle bu anlaşmaların imzalandığını görüyoruz. İlk grafiğimizde de
gördüğümüz üzere Market-Pool payları da bu TV anlaşmalarına paralel olarak üçer
yıllık periyotlarla değişiklik gösteriyor. 2009-2012 döneminin son sezonu olan
2011/12 sezonuna ait son gelir 12 milyon 850 bin Avro iken bu gelirin normal
şartlarda artması ya da en kötü ihtimalle aynı seviyede kalmasını öngörüyorduk.
Fakat kazın ayağı hiç de öyle olmadı.

Yeni anlaşmanın detayları elbette açıklanmadı ancak kulüplere aktarılan
paranın düşüklüğünden anlaşılıyor ki Türkiye takımlarının Avrupa kupaları TV
gelirleri tarihin en düşük seviyelerinden birine gerilemiş durumda. Bunda bu
anlaşmanın Nisan 2012’de yapılması ve Fenerbahçe’nin o sezon Avrupa
kupalarından men edilmesinin de etkisiyle argo tabirle ‘malın değerinin’
düştüğü öngörüsü üzerinden fiyatın düşük kalması varsayımında bulunmak kahinlik
olmayacaktır. İşte bu noktada konunun muhataplarına bazı sorular sormamız
gerekiyor.
1- Türkiye takımlarının Avrupa Kupası maçlarının yayınlanma değerinin
neredeyse yüzde 60 değer kaybetmesinden kamuoyunun haberi neden yok? Kulüplere
bu bildirim neden yapılmadı ya da yapıldıysa bu spor kamuoyuna yansımadı?
2- Bu kulüplerin hisselerine borsada yatırım yapan yatırımcılar Şampiyonlar
Ligi veya Avrupa Ligi gelirlerini de mali tabloda TV gelirlerinin yüzde 60
gelir kaybına uğrayacağını bilerek mi yatırım yapmıştır?
3- Şampiyonlar Ligi maçlarının bir kısmının şifreli, bir kısmının şifresiz
yayınlanmasının Şampiyonlar Ligi Market-Pool havuzunun Avrupa Ligi havuzunun
gerisinde kalmasında payı nedir?
4- Gerileme döneminde olduğu iddia edilen İtalya Serie A’nın gelirleri
zirve düzeyde artış gösterirken Avrupa’nın en büyük 6. futbol ekonomisi
iddiasındaki Türkiye’nin UEFA yayın havuzundaki payının yüzde 4’lere doğru
ilerlerken yüzde 1,3’e kadar gerilemesinin nasıl yorumlanması gerekmektedir?
5- TFF’nin düzenlediği yayın ihalelerinde elde edilen bedeller kamuoyuna
açıklanırken neden Avrupa kupaları için benzer bir yol izlenmiyor?
6- 2012/13 sezonuna yansıyan düşük Market-Pool havuzu, 2013/14 ve 2014/15
sezonunda da mı tahmin edildiği üzere yine son 10 yılın en düşük seviyesinde
kalacaktır?
Başta bu sorular olmak üzere konuya dair her türlü düzeltmeye, aydınlatmaya
konuyu merak eden spor kamuoyu gibi bu yazının yazarı da açıktır.
Kaynaklar
UEFA-Türkiye 2012-2015 Yayın
Anlaşması: http://www.uefa.com/uefa/events/marketing/media-rights-and-services/news/newsid=1783769.html
0 yorum:
Yorum Gönder